Annelik Bebek Karnına Düştüğünde Başlar

Evet annelik bebeğiniz karnınıza düştüğünde başlıyor. Peki anne olmak nedir? En sade şekliyle aklıma ilk gelen bir yavruyu hayata hazırlamak için ona destek, rehber olmak. Bebeğiniz karnınıza düştüğünde bütün vücudunuz o yavrunun hayata tutunması için uğraşır, hatta bilinçli olarak siz de iyi beslenerek, ilaçlardan uzak durarak, dinlenerek bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılamaya başlarsınız. Ve tatlı bir telaş ile alış verişler de başlar. Doğum fotoğrafçısı ayarlanır, doğum çantanız için yenidoğan kıyafetleri, pişik kremleri, bebeğin beşiğinin süsleri, ziyarete gelenler için dağıtılacak hediyeler… Elbette bu gelenekler size çok iyi gelebilir, hoş şeylerdir bunlar hayatımızda. Peki sizce yeni doğmuş bir bebeğin en temel ihtiyaçları nedir? Gerçekten bütün bu eşyalara onun ihtiyacı var mı? İlk karşılaşmanızda ilk gördüğü yüz kim olacak? Ya da onun gözünden dünya nasıl görünecek? Bebeğiniz açısından da doğuma hazırlanmak ister miydiniz?

Bebeğiniz karnınızda iken bedeninizin sesine (kalp atışı, sindirim sesleri ve sizin sesiniz), diğer bazı boğuk seslere, loş ışığa, sabit bir ısıya ve harekete alışır. Onun korunaklı yuvasıdır ve aslında bir balık gibi suda yaşar, farklı bir gezegendir anne karnı. Bütün fiziksel ihtiyaçlarını talep etmelerine gerek kamadan vücudunuzdan hızlı bir şekilde karşılarlar. Artık bebeğiniz gelişimini tamamlamış-ciğerleri sabırsızlıkla oksijenle kavuşmak için beklemeye, hatta ortalama 9 ay boyunca kaldığı korunaklı yuvası ona dar gelmeye başlamıştır. Doğumu kendisi başlatır(yapılan son araştırmalar gösteriyor ki doğumu başlatan hormonun bebeğin ciğerlerinin gelişimi tamamladığında bebekten gelen bir sinyal ile ilişkili *1). Ben gelişimimi tamamladım suda yaşamayı bırakıp karada yaşamak istiyorum demiştir. Hayatındaki en zorlu öğrenme deneyimi olan doğum geçişine başlar. Birçok alışık olmadık şeylerle karşılaşacaktır, ilk defa ciğerlerine oksijen girecek ve bir yanma hissedecektir, ilk defa tenine bir insan teni değecektir. Bu yeni deneyimler ile bebeğiniz bu kaosun anlamını çözmek için debelenir. Bunun için yeni duyumlar ile bildiği eski duyumlar arasında benzerlikler kurmaya çalışır, çünkü insan beyni böyle işler. Türkiye’de bir hastanede doğum yapacaksanız uygulanan prosedürlerden de haberdar olmak isteyebilirsiniz ve genellikle şu şekilde olur:

  • Bebek doğduğunda anne yanındaki masaya koyulur ve orada bebeğin sağlığı ilk elden kontrol edilir. Sonrasında boy, kilo ve baş çevresi ölçümü yapılır.
  • Bebek silinerek temizlenir ve giydirilir.
  • Bu sırada annenin plasenta doğumu ve dikiş gibi ihtiyaçları karşılanır.
  • Anne ile bebek odaya geçerler.
Photographer: MammaLoves
Peki bebeğiniz tüm bu prosedürler uygulanırken neler hissedebilir?

Yeni doğmuş bir bebek dile gelseydi sanıyorum bize şunları söyleyecekti “Korkuyorum anne. Evim olarak bildiğim ve daha uzun süre yaşayabileceğimi sanarken sığmadığım için terk etmek zorunda kaldım, uzun ve zorlu bir yolculuktan geldim. Loş ışığa alışkınken birden bire hastahane ışığı ile karşılaşmam gözlerimi acıtıyor, birinin beni çekiştirerek içinden çıkmam, tanımadığım insanların bana dokunması… Korkuyorum anne neredesin? Senin yüzünü görmek, alışık olduğum sesini duymak işimi o kadar çok kolaylaştırırdı ki, kalp atış sesini duymak. Tanrının bana verdiği refleks ile memeni bulup sıcaklığında rahatlamaya o kadar çok ihtiyacım var ki. Anne neredesin? Biz hala bir bütünüz, ben sensiz hayatta kalamam, lütfen beni kollarına al göğsüne sar. Ne adı kıyafet olan bez parçalarına ne de boyumun, kilomun ölçülmesine ihtiyacım var. Senin kucağında sağlığımın iyi olup olmadığını kontrol edemezler miydi? Benim için bu durumu daha kolaylaştıramaz mısınız? Zaten çok zorlanıyorum, bu dünyaya alışmak için çok uğraşıyorum lütfen bana yardım et. Beni kendinden ayrı tutma. Doğumuma sahip çık. ”

Peki bu prosedürlerden hangisi bir bebek doğar doğmaz için gerçekten gerekli? Bu şartları bebeğimiz için iyileştiremez miyiz?

Hastahane prosedürleri elbette önemli ve işler yolunda gitmediğinde çok gereklidir, hayat kurtarır, ancak her şey yolundaysa zamanlaması tartışılabilir. Bu prosedürlerden bazıları siz talep ederseniz eğer ertelenebilir. Örneğin bebeğin sağlık durumu anne kucağında bakılıp boy, kilo, baş çevresi ölçümleri, bebeğin giydirilmesi, aşılar, kan alma doktorunuz ile karşılıklı anlaşarak ötelenebilir. Dünyaya gözlerini yeni açmış bir bebeğin ilk istediği şey ne poposuna şaplak, ne de kıyafet giydirilmesidir. Bir bebek sadece annesinin sıcaklığını ve meme emmek isteyecek (bazı bebekler doğumda yorulduğu için sadece anne kollarında uyumak isteyebilir, eğer doğumda herhangi bir ilaç kullanmadıysanız bebeğinizi uyandırıp meme emmeye zorlamanız gerekmez, sadece uyanmasını beklemeniz yeterlidir), bu zorlu yolculuğunda sığınacağı liman bulmanın verdiği huzur ile dünyaya daha kolay adapte olabilecektir.

Photographer: cpopp77

Çocuğun ilerideki duygu ve davranışlarını etkileyebilecek olan doğum travmasının duygusal etkileri azımsanmayacak kadar ciddi olabilir. Araştırmacılar, doğum sırasındaki komplikasyonların şizofreni, uyuşturucu kullanımı, depresyon, intihar ve şiddet kullanımı gibi duygusal davranışsal sorunlara yatkınlıkla ilişkili olduğunu göstermiştir*2

Doğum şekli, kilosu, doğum haftası ve genel durumu nasıl olursa olsun Dünya Sağlık Örgütü 2003 yılından itibaren tüm yenidoğan bebekler için doğumdan sonra en kısa sürede ten tene temas bakımını önermektedir. Bu nedenlerle doğumunuz başlamadan önce hastahane prosedürlerinizi araştırmak isteyebilir, doktorunuz ile bu prosedürleri ne kadar esnetebileceğinizi konuşup doğumdan sonra ten tene teması talep edebilirsiniz. Bu sizin ve bebeğinizin hakkı, istemekten çekinmeyiniz. Coşkulu doğumlar, kavuşma hikayeleri her anne&bebeğin hakkıdır. Doğumunuza sahip çıkın!

Sevgiler

St.İçsel Doula Nilüfer Akıcı
Eskişehir Pozitif Doğum

 

 

Kaynaklar:

*1. http://www.hthayat.com/yazarlar/esra-sert/1038132-birakin-dogumu-bebeginizin-cigerleri-baslatsin

*2. Solter A.J., Bilinçli Bebek, Doğan Kitap, Mart 2010 İstanbul

 

2 hakkında “Annelik Bebek Karnına Düştüğünde Başlar” görüş

  1. Ne kadar güzel bir yazı, bebeğin gözünden doğum zamanını anlattığınız yerde ağladım, kendi doğumuma bu derece sahip çıkarmadığım için üzüldüm. Kaleminize, yüreğinize Sağlık ❤❤❤

    1. Suna teşekkür ederim. Bunun için üzgünüm. Ancak bazı farkındalıkların zamanı geldiğinde ya da hazır olduğumuzda oluştuğuna inanıyorum. Ve bu zamanlamanın bir anlamı olduğuna inanıyorum.
      Sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir