Labirent

Dün sevgili öğretmenim Julia’nın labirent konulu toplantısına katılmamdan sonra yeni doula adaylarının labirent keşfindeki heyecanları beni de coşkulandırdı. Bende de oluşan bu heyecan ile uzun süredir yapmak istediğim kilden labirentimi yapım. Bu ay doğum nöbetim var, yani beklediğim bir doğum, anneye eşlik etmek için sabırsızlandığım. Ancak bu sabırsızlığım hazırlanmama engel oluyor çoğu zaman, bu nedenle ben de kendimi kil ile labirent yaparak sakinleştirdim.

Parmak Labirenti

Şimdi bu labirent de nereden çıktı diyeceksiniz:) Giriş ve çıkışı aynı olan bu labirentler içsel doulaların ağrı ile baş etme yöntemi olarak gebelerine sundukları harika bir yöntem. Dünyanın birçok yerinde meditasyon aracı olarak kullanılıyor. Labirent içinde dolaştığınızda (gözlerinizle, parmaklarınızla, ya da yürüyerek) konuşan zihni sakinleştirebiliyorsunuz. Ki doğum yapan kadınların da en son isteyeceği şeydir konuşan zihin. Hatta Hindistan ve Nepal’de ebeler bu labirentleri doğum yapan kadınların odalarına asıyorlar. Harvard Üniversitesinin yaptığı bir çalışmaya göre de labirente en az 7 kez girip çıkmak beyin dalgalarını yavaşlatıyor. Yavaş beyin dalgası demek doğuma odaklanmak demek. Harika değil mi? Doğum yaptıktan sonra da ev işleri, çocuk bakımı, yemek yapmak, işe gitmek vs vs gibi hayat koşuşturmacasında durup biraz dinlenmek istediğinizde, kendi iç sesinizi duymak istediğinizde kullanabileceğiniz araçlardan biri.

Kilden labirentimi yaparken de kısa bir video çektim. Eğer siz de kendi labirentinizi yapmak isterseniz buyrun video aşağıda. İyi seyirler!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir